Sayfalar

4 Ocak 2011 Salı

Dünyamız ve Uzay slayt, ppt, sunum

Dünyamız ve Uzay Slayt Şov

Sunudan kısa bir kesit;

Gökyüzünde Gördüklerimiz
Dünya’mız
Yeryüzü

Gökyüzünde Gördüklerimiz:
Gökyüzü bazen bulutlu, bazen de bulutsuzdur. Bulutsuz günlerde gökyüzüne baktığımızda güneşi görürüz. Güneş’in şekli yuvarlaktır. Güneş’e çıplak gözle bakamayız. Güneş ışığı parlak olduğundan yıldızları görmemizi engeller.

Bulutsuz gecelerde gökyüzüne baktığımızda Ay ve yıldızları görürüz, Ay’ın şekli yuvarlaktır. Ay ve Güneş’in şekli birbirine benzer. Ay’ın şekli her zaman yuvarlak görünmez.

Güneş:
Güneş yuvarlaktır; Parlak, büyük, beyaz bir topa benzer.
Isı ve ışık kaynağıdır.
Canlılara hayat verir.
Dünya’ya en yakın yıldızdır.
Dünya’mızdan çok büyüktür.
Dünya’mıza çok uzak olduğundan küçük gibi görünür.
Dünya’ya ortalama 150 milyon kilometre, uzaklıktadır.
Güneş sisteminin merkezinde yer alır.

Güneş’e;
Çıplak gözle bakılamaz,
Koyu renk gözlük ya da isli cam ile bakmak gerekir.

Güneş;
Sabahları doğu ufkundan doğar,
Akşamları batı ufkundan batar.

Güneş ışınları;
Sabahleyin ve akşam üzeri eğik geldiğinden az ısıtıcıdır.
Öğle vakti dik geldiğinden çok ısıtır.

Güneş’in rengi;
Doğarken açık sarı,
Öğle saatlerinde altın renkli ve çok parfak,
Batarken kırmızıya yakındır.

Güneş Işınlarının Yararları:
Canlıların yaşamasını sağlar.
Mikropları öldürür.
Bulaşıcı hastalıkIara karşı direnci artırır.
Sebze ve meyveleri geliştirip, olgunlaştırır.
Kemiklerimizin gelişmesini sağlar.

Güneş Işınlarının Zararları:
Güneş çarpması,
Güneş yanıklarıdır.
Bu nedenle,yazın öğle saatlerinde.
güneşli yerlerde, plajlarda fazla kalınmamalıdır.

Ay:
Dünya’nın uydusudur.
Dünya gibi küresel biçimdedir.
Dünya’nın etrafında döner ve bir dönüşünü 29,5 günde tamamlar.
Kendi ışığı yoktur.
Güneş’ten aldığı ışığı yansıtarak geceleri Dünya’yı aydınlatır.
Ay’ın bize görünen tarafı, Güneş’ in aydınlattığı tarafıdır.

Ay’da hava ve su yoktur. Bu nedenIe;
Ay’da;
Canlılar yaşayamaz,
Rüzgâr ve yağış gibi atmosfer olayları oluşmaz.

Ay’ın Evreleri:
Ay, Dünya’mızla birlikte dönerken, Güneş’ten aldığı ışığa göre görünüşü değişir. Bunlara ayın evreleri denir. .
Bunlar sırasıyla;
Yeni ay,
Birinci dördün,
Dolunay,
İkinci dördün, adların alır.

Dünya’nın Hareketleri:
Dünya’mızın iki türlü hareketi vardır.
1.Kendi ekseni etrafında dönme,
2.Güneş etrafında dönmedir.
Kendi etrafında dönmesini bir günde tamamlar. Bir gün gece ve gündüzden oluşur.
Dünya’nın Güneş etrafında dönmesinden mevsimler oluşur. Bu dönüşünü 365 gün 6 saatte (bir yıl) tamamlar.

Mevsimler:
Dünya’mızın Güneş’e olan uzaklığı her zaman aynı değildir.Dünya’mız Güneş etrafında dönerken bazen Güneş’e yaklaşır.Bazen uzaklaşır.Bu yüzden mevsimler oluşur.Bir yılda dört mevsim vardır.Bunlar:
İlkbahar.
Yaz.
Sonbahar.
Kıştır.

SONBAHAR:
Eylül
Ekim
Kasım

KIŞ:
Aralık
Ocak
Şubat

İLKBAHAR:
Mart
Nisan
Mayıs

YAZ:
Haziran
Temmuz
Ağustos

YERYÜZÜ:
Yeryüzünü karalar ve denizler kaplar.
Dünya’nın;
Yaklaşık dörtte üçünü sular,
Dörtte birini de karalar oluşturur.

KARALAR:
Karalar ,dağlar ve tepelerden oluşur.
Büyük kara parçalarına kıta denir.
Dünyamızda altı kıta vardır.
Asya.
Avrupa.
Afrika.
Amerika.
Okyanusya.
Antartika’dır.

SULAR:
Yeryüzünde sular;
Okyanus.
Deniz.
Göl ve.
Akarsularda bulunur.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: dünyamızın yapısı

--> COĞRAFYA SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Dünyamız ve Uzay Adlı Sunumu İndir

iklimler slayt, sunum, ppt

İklimler Slayt Şov

Sunudan kısa bir kesit;

İKLİM
Tanım: Atmosfer olaylarının uzun yıllar gösterdiği ortalama duruma (en az 40-50 yıl) iklim denir.
Not: Ekvatoral ve kutup kuşağı hariç diğer yerlerde hava durumuna bakarak iklim hakkında tahmin yürütülemez.
İKLİM VE HAVA DURUMUNUN KARŞILAŞTIRILMASI
1. İkim geniş sahaları kapsar, hava durumu dar sahaları kapsar.
2. İklim uzun süreli atmosfer olaylarını, hava durumu kısa süreli hava olaylarını inceler.
3. İklimde değişkenlik az hava durumunda fazladır.
4. İklimde kurak, yağışlı, soğuk,gibi ifadeler, hava durumunda rüzgarlı, güneşli, yağmurlu gibi ifadeler kullanılır
HAVA KÜTLESİ: Sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliği gösteren atmosferin geniş parçalarına hava kütlesi denir.
KLİMATOLOJİ: İklimi, iklim karakterlerini ve dağılışını inceleyen bilimdir.
METEOROLOJİ: Hava olaylarının kısa süreli durumunu inceler.
SİNOPTİK HARİTA: Hava durumunu bildiren haritalara denir.

RASAT: Meteoroloji istasyonlarında iklim elemanlarına ait değerlerin aletli ya da aletsiz ölçülerek kayda geçirilmesine gözlem ya da rasat denir. Rasatlar genellikle 7-14-21 saatlerinde yapılır. Rasat için kullanılan aletler:
Termometre: Sıcaklık
Barometre: Basınç
Higrometre: Nem
Eyaporimetre: Buharlaşma
Anenometre: Rüzgar

ATMOSFER: Dünyamızı çepeçevre saran gaz bulutlarına denir. Nefes alınan küre manasına gelir. Atmosfer yerin derinliklerinde çıkan gazların dünyanın etrafında, yerçekiminin etkisiyle tutulması sonucu oluşmuştur. İlk çıkan gaz su buharıdır. Atmosferin şekli dünyanın şekli gibidir.
ATMOSFERİN FAYDALARI
1. Hayat için gerekli gazları ihtiya eder.
2. İklim olayları meydana gelir.
3. Güneşten gelen ve canlılar için zararlı olan ışınları süzer.
4. Dünyamızın aşırı ısınmasını ve soğumasını önler.
5. Dünyamızla birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı önler.
6. Meteorların yeryüzüne düşmesini engeller.

7. Güneş ışınlarının dağılmasını sağlayarak, gölgede kalan yerlerin de aydınlanmasına vesile olur.
8. Sesi, ışığı ve sıcaklığı iletir.
9. Rüzgar sayesinde gündüz olan yerlerin aşırı sıcak, gece olan yerlerin aşırı soğuk olmasını engeller.

ATMOSFERİN KATLARI
1. TROPOSFER: En alt kattır. Kalınlığı ekvatorda 17-18 km, kutuplarda 8-10 km’dir.
Sebep ekvatorda alçak basınç ve yerçekiminin azlığı, kutuplarda ise yüksek basınç ve yer çekiminin fazla oluşudur. En önemlisi de iklim olayları burada oluşur. Troposfer de buluna gazlar:
a) Miktarı değişmeyen gazlar:%78 Azot %21 Oksijen %1 Diğer Gazlar
b) Miktarı değişen gazlar:Su Buharı ve CO
c)Her yerde bulunmayan gazlar:Ozon.
Su Buharı;
a) İklimin oluşmasını ve yağısı sağlar.
b) Sıcaklığı tutar ve uzaya kaçmasını engeller.
c)Boğazımızın ve derimizin kurumasını engeller.
d)Bakterilerin yaşamasını sağlar.

Karbondioksit;
a) Isıyı emme ve saklama yeteneğine sahiptir.
b) Azaldığında buzul çağı yaşanmış arttığında Karbon devri yaşanmıştır.
Not: Troposferde yukarılara çıkıldıkça sıcaklık her 200metrede 1 ºC azalır.aşağılara inildikçe de artar.
2. STRATOSFER
a) Troposferin üstünde 17-30 km’ler arasındaki tabakadır.
b) İklim olayları görülmez.
c) Sıcaklık değişimi azdır. Yerçekimi azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybederler.
3. MEZOSFER
Kalınlığı 30-80km arasındadır. Ayrıca Şemosfer de denir. İki katmana ayrılır.
a) Ozonosfer: Bu tabakada ozon gazı bulunur.
Ozon:Oksijen gazının güneş ışınları tarafından parçalanmasıyla oluşur. Fırtınalı havalarda ozon gazı artar. Güneşten gelen zararlı ışınları süzer.
1) Canlıların koruyucu katıdır.
2) Sıcaklık -50 dereceye kadar düşer.
b) Kemosfer:
1) Az miktarda zararlı ışınların tutulması burada görülür.
2) Güneşten gelen bazı ışınları atmosfere yansıtır.
4. İYONOSFER
80-100 km arasındadır.bu tabakada gazlar iyonlarına ayrıldığı için iyonlar arasında elektron alışverişi fazladır. Bunun için haberleşme sinyalleri ve radyo dalgaları buradan yansır.
5. EKZOSFER
Gazlar son derece seyrek olduğu için dış sınırı
kesin olarak tespit edilemeyen bu tabakada
Yoğun röntgen ışınları vardır.

İKLİM ELEMANLARI
Atmosfer olaylarından sıcaklık, basınç, rüzgar, nem, yağış, bulutluluk gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. İklim elemanlarından sadece birinin bilinmesi ile bir bölgenin iklimi hakkında fikir yürütülemez.
I. SICAKLIK
Yeryüzünün güneşten aldığı isi oranına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür.
ISI: Isı bir enerji birimidir. Kalori ile ölçülür.
Sıcaklık diğer elemanların içinde en önemlisidir. Çünkü diğer iklim elemanları hava olayları sıcaklığın kontrolü altındadır. Dünyanın tek enerji kaynağı güneştir. Bunda dolayı dünyanın ısınmasında güneş radyasyonunun etkisi büyüktür. Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısınır. Bundan dolayı atmosferin alt katları saha sıcaktır.
SICAKLIK DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
1. GÜNEŞ IŞINLARININ GELIŞ AÇISI: Bir yerin güneşten aldığı enerji miktarı güneş ışınlarının düşme açısına bağlıdır. Güneş ışınları ne kadar dik ise:
a. Isınma o kadar fazla
b. Aydınlatma az
c. Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol az
d. Güneş ışınlarının atmosferde tutulma oranı az
e. Güneş ışınlarının atmosferde yansıması az

Not: Güneş ışınlarının geliş açısı ne kadar eğik
ise,tam tersi olur. Güneş ışınlarının geliş açısı
çeşitli faktörlerin etkisindedir.
A. ENLEM
Güneş ışınları dünyanın şeklinden dolayı ekvator
ve çevresine dik açı ile gelirken, kutuplara doğru
gittikçe eğik açı ile gelir. Bunun sonucunda:
a. Sıcaklık ekvatordan kutuplara gidildikçe azalır. Bu duruma enlem-sıcaklık ilişkisi denir. Karadeniz kıyılarının Akdeniz kıyılarından soğuk olması örnektir.
b. Ekvatora yakın yerler daha sıcak kutuplar ve çevresine yakın yerler daha soğuktur.
c. Ekvator yönünden gelen rüzgarlar ve okyanus akıntıları gittikleri yerin Sıcaklığını artırır. Kutuplar ve çevresinden gelenler ise sıcaklığı düşürürler.
Not: Fakat dünya üzerinde her yerde enlem-sıcaklık ilişkisi düzenli değildir. Bu düzenliliği bozan faktörler şunlardır.
Okyanus akıntıları, yükselti, bakı, denizellik, karasallık, rüzgarlar gibi. Ege ve Doğu Anadolu iklimleri gibi. Aynı enlemde olmalarına rağmen sıcaklıkları farklıdır.
B. MEVSİMLER
Dünyanın ekseninin eğikliği ve yıllık hareketi sonucu güneş ışınlarının geliş açısının değişmesi sonucu mevsimler meydana gelir. Buna bağlı olarak güneş ışınları yazın dik kışın eğik açıyla gelir. Sonuçta yazın sıcaklık fazla kışın az olur.

C. GÜNÜN SAATİNE GÖRE:
Güneş ışınları sabah ve akşam eğik açıyla gelirken öğleyin dik ve dike yakın açılarla gelir. Herhangi bir merkezde günün en sıcak vakti öğleyin 12-14 arası, en soğuk vakti ise güneş dogmadan önceki vakittir. Çünkü dünya gece boyunca isi kaybetmiştir.
D. EĞİM VE BAKIYA GÖRE: Eğimin fazla olduğu yerlere güneş ışınları daha dik geldiği için ısınma daha fazladır.(Vadi meltemleri)
Bakı; bir yerin güneşe dönük olup olmama durumuna denir. Türkiye’de özellikle dağlık alanlarda, dağların güneye bakan yamaçları, kuzeye bakan yamaçlarından daha fazla ısınırlar. Ancak Karadeniz Dağları buna ters düşer. Bu durum bitkilerin dağılışına, yerleşmeye, tarımsal faaliyetlere ve toprak oluşumuna etkiler. K.Y.K’de güneye G.Y.K’de ise kuzeye bakan yamaçlar bakı yönünden şanslıdırlar ve daha fazla ısınırlar.
BAKI YÖNÜNDEN ŞANSLI YERLERDE;
1. Güneş ışınları dik geldiği için sıcaklık daha fazladır.
2. Güneşlenme süresi daha uzundur.
3. Orman yetişme sınırı ve daimi kar sınırı daha yüksekten başlar.
4. Aynı tür bitkilerin olgunlaşma süresi daha kısadır.

2. ATMOSFERİN NEMLİLİĞİ:
Nemin fazla olduğu yerlerde ısıma ve soğuma frenlenir. Dolayısıyla günlük ve mevsimlik sıcaklık farkı az olur. Nemin az olduğu yerlerde ise tersi olur. Bunu ekvatoral iklim ile karasal iklimi karşılaştırırsak rahat görürüz. Mesela; sıcaklık farkının en az olduğu yer ekvatoral bölgedir. En fazla olduğu yer ise karasal iklimdir. Bunun sebebi nemdir. Yine nemin etkisiyle ortaya çıkan bulutluluk günlük ısıma ve soğuma üzerinde etkilidir. Kışın havanın bulutlu olduğu günlerde hava ılık bulutsuz olduğu günlerde ise daha soğuk geçer.
3. YÜKSELTİ:
Dünya üzerinde sıcaklık her yerde yukarılara çıkıldıkça her 200 metrede 1ºC azalır aşağıya inildikçe ise sıcaklık 1ºC artar. Bunun iki sebebi vardır:
a) Troposferin yerden geriye yansıyan ışınlarla ısınması.
b) Havayı tutan nemin aşağılarda bulunması.
Not: Bir yerin bulunduğu yükselti iklimine etki eder.
1) Aynı enlem üzerinde yükseltisi fazla olan yerler diğerine nazaran daha soğuktur. Örnek İç Anadolu ve Doğu Anadolu.
2) Yükseklere çıkıldıkça nem azaldığından hava çabuk ısınır çabuk soğur.
3) Sıcaklığın dünya üzerinde ekvatordan kutuplara doğru; düzenli bir şekilde azalmasını ya da kutuplardan ekvatora doğru düzenli artmasını engelleyen en önemli faktör yükseltidir.
4) Dünya üzerinde yükseltinin etkisi kaldırıldığında sıcaklık düzenli dağılır. Türkiye’de yükseltinin etkisi kaldırılırsa, sıcaklık Akdeniz’den Karadeniz’e düzenli azalır.
YÜKSELTİNİN SICAKLIK ÜZERİNDE ETKİSİNE öRNEKLER:
1) Yükseltiden dolayı sıcaklık azaldığı için tarım ürünlerinin olgunlaşması gecikir. Örneğin: buğday en geç Doğu Anadolu’da olgunlaşır.
2) Bir dağ yamacı boyunca yükselen hava kütlesi soğur ve yağış bırakır.
3) Yükseldikçe sıcaklığın azalmasına bağlı olarak; bitki örtüsü, geniş yapraklı orman, karışık orman, iğne yapraklı orman ve dağ çayırları şeklinde sıralanır.
4. KARA VE DENİZLERİN ISINMA ÖZELLİĞİ:
Kara ve denizler aynı oranda ısınıp aynı oranda soğumazlar. Karalar denizlere oranla daha çabuk ve daha fazla ısınırlar. Denizler ise daha az ve daha geç ısınırlar. Bunun iki sebebi vardır:
a) Toprağın ve suyun ısınma ısılarının farklı oluşu.
b) Denizlerde suyun hareketliliğine bağlı olarak ısının daha derinlere taşınabilmesi.
Karalarda sıcaklık yazın fazla yükselir kışın da fazla düşer. Deniz etkisinde olan yerlerde ise fazla değişmez. Bu yüzden de deniz etkisinde olan yerlerde günlük ve yıllık sıcaklık farkı az deniz etkisinden uzak olan yerlerde ise (karalarda) fazladır.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: Yeryüzünde iklimler slayt , yeryüzünde sıcaklığın dağılışı , SICAK SU AKINTILARI , SOĞUK SU AKINTILARI , İZOTERM EĞRİLERİ , GERÇEK İZOTERM EĞRİLERİ , İNDİRGENMİŞ İZOTERM EĞRİLERİ , BASINÇ ve RÜZGARLAR , SICAKLIK , MEVSİM , YOĞUNLUK , BASINCIN YERYÜZÜNDEKİ DAĞILIŞI , TÜRKİYE'NİN İKLİMİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOTLAR , TÜRKİYE'DE GÖRÜLEN İKLİMLER , AKDENİZ İKLİMİ , EGE İKLİMİ , MARMARA BÖLGESİ , KARASAL İKLİM , iklimi belirleyen faktörler , KUTUP İKLİMİ , SOĞUK KUŞAK İKLİMLERİ , TUNDRA İKLİMLERİ , ÇÖL İKLİMİ , EKVATORAL İKLİM , EN YAĞIŞLI YERLER , EN AZ YAĞIŞ ALAN YERLER , YAĞIŞIN OLUŞUM ŞEKİLLERİ , NİMBÜS , YAĞIŞ TÜRLERİ , ÇİĞ , KAR , YAĞMUR , KIRAĞI , KIRÇ , DOLU , KONVEKSİYONEL YAĞIŞLAR , KÜMÜLÜS BULUTLARI , STRATÜS , RÜZGAR ÇEŞİTLERİ , KUTUP RÜZGARLARI , MEVSİMLİK (DEVİRLİ) RÜZGARLAR

--> COĞRAFYA SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

İklimler Adlı Sunumu İndir

24 Aralık 2010 Cuma

Vitaminler sunum,slayt,ppt

VİTAMİNLER SUNUM (SLAYT)

vitaminler,vitamin nedir,türleri,çeşitleri,nelerde bulunur

Sunudan kısa bir kesit;

VİTAMİNLER: Hücrelerin normal metabolizması için gerekli organik maddelerdir.

Metabolizmadaki olaylarda görev alan enzimlerin önemli bir kısmını meydana getirir.Bu nedenle de
Sağlıklı büyüme ve gelişme için,
Metabolizmadaki olayların düzenli yürüyebilmesi için son derece önemli maddelerdir.

Vitaminler vücut içinde yapılmaz. Daima dışardan hazır olarak besin maddeleriyle birlikte alınırlar.

Vitaminlerin bazıları vücutta depo edilebilir. Özellikle yağda eriyenler,(A,D ve en çok da E vitamini)bazıları ise vücutta hemen hemen hiç depo edilmez.(C vitamini)

Vitaminler yağda ve suda eriyen vitaminler olmak üzere ikiye ayrılır.

Yağda eriyen vitaminler: (A,D,E VE K )
Suda eriyen vitaminler: (B kompleksi,C,H ve P vitaminleri)

Yağda eriyen vitaminler:
1.A vitamininin en önemli görevi karaciğerde görme pigmentlerinin yapısına katılmasıdır.
A vitamini eksikliğinde gece körlüğü,göz küresinde görme bozuklukları görülür.
A vitamini balık yağı,tereyağı,yumurta sarısı,süt,peynir ve havuçta bulunur.

2.D vitamini gereksiniminden az alındığında vücuttaki CA-P dengesi bozulacağından kemiklerde ve dişlerde yumuşama meydana gelir.Raşitizm bunun en görülür belirtisidir ve özellikle çocuklarda görülür.
D vitamini en çok balık yağı olmak üzere karaciğer,yumurta ve peynirde bulunur.

3.E vitamini döllenmenin ve plasentanın oluşmasında,testislerin ve yumurtalıkların gelişmesinde önemli rol oynar,kısırlığı önler.
E vitamini yeşil sebze, et,karaciğer ve en çok bitkisel yağlarda bulunur.

4.K vitamini kanın pıhtılaşmasında rol oynayan protrombinin karaciğerde oluşmasını sağlar.
K vitamini eksikliğinde kan pıhtılaşmasında gecikme veya hiç pıhtılaşmama görülür.
K vitamini yeşil bitkiler,bitkisel yağlar,,karaciğer ve yumurtada bulunur.

Suda Eriyen Vitaminler:
1.Büyük bir kısmını B kompleksleri meydana getirir.(B1,B2,B5,B6,B12)
Sinir ve kasların normal gelişme ve çalışmasını,al ve akyuvarların oluşunu sağlar.Kansızlığı önler.
Tahılların kabuklarında,mayalarda(bira mayası)taze sebze ve meyvede,taze et,süt,yumurta ve karaciğerde bulunur.

2.C vitamini bağ dokusunun oluşması için gereklidir.Yetersizliğinde kılcal kan damarları zayıflar,diş etlerinde çekilme,iltihaplanma şeklinde görülen skorbüt hastalığı kendini gösterir. C vitamini Vücudu enfeksiyonlara karşı korur.Yeşil sebze ve meyvelerde bulunur.

Vitaminler vücudu hastalıklardan koruyan,direnci artıran,taze meyve,sebze ve diğer besinlerde bulunan maddelerdir.Bitkisel besinler en iyi vitamin kaynağıdır.
Vitaminler ısı,ışık, oksijen etkisiyle bozulabilir.Bu nedenle sebze ve meyveler taze tüketilmelidir.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Sunuda geçen diğer konular: a vitamini , b vitamini , c vitamini , nelerde bulunur , nerelerde bulunur

--> BİYOLOJİ SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Vitaminler Adlı Sunumu İndir

Büyüme ve Gelişme Nelerden Etkilenir? Doğumsal Anormallikler

Büyüme ve Gelişme Nelerden Etkilenir SUNUM (SLAYT)

büyüme,gelişme,nelerden,etkilenir

Sunudan kısa bir kesit;

Sağlıklı büyüme ve gelişmeyi embriyo döneminden itibaren etkileyerek insan sağlığı üzerinde olumsuzluk yaratan etmenler genetik ya da çevresel kaynaklıdır.

Genetik Etmenlere Bağlı Anormallikler:

DOWN SENDROMU:
Down sendromu, Trizomi 21 ya da Mongolizm; genetik düzensizlik sonucu insanda fazladan bir 21. kromozomun bulunması hastalığına verilen addır.

Yıllar önce bu hastalık incelendiğinde doğan bazı çocukların farklı ırklardan olmalarına rağmen Moğollara benzediği gözlenmiştir. Üst göz kapaklarının aşırı katlanıp gözleriin çekik olmasıyla Moğollara yapay olarak benzedikleri için bu hastalığa "Mongolizim", çocuklara da (Moğollara benzeyen anlamında) "Mongoliot" denilmiştir. bu tip bebeklere "Mongol" denilmiştir. İsim, İngiliz hekim John Langdon Down tarafından 1866'da konulmuştur. Günümüzde, Asyalı bilim adamlarının baskısıyla hastalık hekimin adı olan "Down sendromu" olarak anılmaya başlamıştır.

Klinefelter sendromu:
HÜCRE BÖLÜNMESİ SIRASINDA sırasında, eşeysel kromozom düzensizliklerinden kaynaklanan semptomların hasta kişide görülmesine durumudur.

Hücre bölünmesi sırasında eşey kromozomlarından X'in ayrılmaması durumundan kaynaklanan bir sendromdur. İki tane X kromozomu taşıyan bir yumurta hücresinin normal bir sperm ile döllenmesiyle meydana gelir. Normal karyotipte 46, XY olması gereken bireyin, Klinefelter sendromunda 47, XXY şeklinde karyotipi vardır.

Bu durumdaki kişiler genellikle erkek birey olarak görülür. Uzun kol ve bacakları, kadınımsı kalça çıkıntıları ilk olarak göze çarpan özellikleridir. Testisleri küçük, kadınımsı göğüs (jinekomasti) ve kas gelişimleri vardır. Sesleri erkeklere nazaran daha incedir. Hipogonadizm görülebilir. Sakal ve bıyık gelişimleri çok az, vücut kıllanmaları kadınımsı görünümdedir. Kısır bireylerdir. Canlı erkek doğan bireylerin 500 ya da 1000'inde 1 oranla görülür.

TURNER SENDROMU:
Bir dişide eşey kromozomlarından birinin bulunmaması sonucu ortaya çıkan çeşitli semptomların tümüne verilen addır. Turner sendromluların fenotipi dişi olarak görülür fakat; eşey organları ve eşey hücreleri gelişmez. Kısır bireylerdir. Turner sendromlu bireylerde doğuştan böbrek rahatsızlıkları, kalp anomalileri, kistik higroma en çok görülen hastalıklardır. Zeka seviyeleri normalden düşük bireylerdir.

_Kısa boy
_Limfodema el ve ayaklarda şişkinlik
_Göğüs kafesi farklılığı
_Düşük saç bitişi
_Düşük kulak çizgisi
-Kısırlık
_Amenore (adet görmeme)

Yeni doğan her 2000 kız çocuğunun birinde Turner sendromu görülmektedir.

Yarık dudaklılık, Yarık damak...

Çevresel faktörlerin neden olduğu anormallikler:
Kimyasal maddeler, ilaçlar ve radyasyon gibi çevresel etkenler gelişme dönemindeki çocuklar yanında döl yatağındaki bebekler üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.Bu etkiler sonucu bazı anormallikler ortaya çıkar.İnsan embriyosu döl yatağında çok iyi korunmakla beraber çevresel etmenler embriyo üzerinde genellikle daha fazla olumsuz etkilere neden olur.

Anne tarafından alınan bazı ilaç ve kimyasal maddeler embriyo hücrelerinin yapısını bozabilir veya bölünme hızlarını etkileyebilir.Sonuçta embriyoda hatalı organ oluşumu ortaya çıkabilir.Örneğin ; kolsuz, bacaksız ya da eksik parmaklı bebeklerin doğması genellikle bu tür çevresel etkenlere bağlı anormalliklerdir.

Bebeğin sağlıksız olarak doğmasındaki temel nedenler:

Doğum öncesinde ve gebelik döneminde meydana gelen mutasyonlar,
Yetersiz beslenme,
Hamileliğin ilk 3-4 ayında radyoaktif ışınlara maruz kalınması,
Annenin aldığı sigara,alkol ve uyuşturucular,
Virüslerin neden olduğu hastalıklar,
Hamileliğin ilk 4 ayında kızamıkçığa yakalanan kadınların çocuklarında kafa küçüklüğü,geri zekalılık ve sağırlık gibi durumlar görülebilir.

Embriyon ; annenin beslenmesinden,ruhsal durumundan, darbelerden ve aşırı zorlamalardan olumsuz
etkilenir.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Sunuda geçen diğer konular: DOĞUMSAL ANORMALLİKLER , DOWN SENDROMU , TURNER SENDROMU, YARIK DAMAK , YARIK DUDAK

--> BİYOLOJİ SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Büyüme ve Gelişme Nelerden Etkilenir Adlı Sunumu İndir

Canlılar ve Hayat ppt,slayt,sunum

CANLILAR VE HAYAT SUNUM (SLAYT)

hayat,canlılar,canlılar ve hayat,doğa,çevre,bitkiler,hayvanlar,mantarlar,mikroskobik canlılar,insanlar

Sunudan kısa bir kesit;

KONULAR:
1-BİTKİLER
2-HAYVANLAR
3-MANTARLAR
4-MİKROSKOBİK CANLILAR

CANLILAR:
Canlıların sınıflandırılması , onların incelenmesini kolaylaştırır.
Canlılara ait bilgilerin bir düzen içerisinde öğrenilmesini sağlar.

BİTKİLERİN SINIFLANDIRMASI:
Bitkiler çiçekli ve çiçeksiz bitkiler diye ikiye ayrılır.Çiçek ve tohumu bulunmayan bitkiler çiçeksiz bitkilerdir.(algler, kara yosunu,eğrelti otu)
Çiçekli bitkilerde kök,gövde, yaprak ve çiçek bulunur.

BİTKİLERi TANIYALIM:
Kök,gövde ve yapraklar tüm bitkilerde bulunur.
Kök bitkilerin toprak altında kalan bölümüdür.
Kök bitkiyi toprağa bağlar.

BİTKİ KÖKÜ:
Kökler sayesinde bitkiler sabit kalır. Kökler toprakta bulunan su ve çeşitli mineralleri alır.
Bitkinin beslenmesinde önemli rol oynar.

BESİN DEPO EDEN KÖKLER:
Yediğimiz bazı kökler besin depolama görevi de yapar. Yediğimiz havuç, patates besin depolanmış bitki kökleridir.

YAPRAK VE FOTOSENTEZ:
Bitkilerin gövde ve dallarına bağlı , genellikle yeşil renkteki yapılar YAPRAKLAR dır. Bitkiler kendi besinlerini kendileri yapar.

YAPRAK:
Yapraklar,bitkilerin beslenmesinde görev yaptığı gibi terleme ve gaz alışverişinde de rol oynar. Fotosentez için karbondioksit, gereklidir. Fotosentez sonucu oluşan oksijen gazı yine aynı şekilde yapraklardaki gözeneklerden dışarı verilir.

GÖVDE:
Gövde bitkide su ve iletimini sağlayan kısımdır. Bitkinin dik durmasını sağlar. Köklerle emilen suyu yapraklara iletir. Gövde bu özelliği ile bitkinin kök ve yaprakları arasında iki yönlü taşıma sağlayan bir yol gibidir.

ÇİÇEK:
Çiçekli bitkilerin üreme organı çiçektir. Çiçek; çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organ olmak üzere dört bölümden meydana gelir.

HAYVANLARI SINIFLANDIRALIM:
Hayvanlar omurgalı ve omurgasız olmak üzere sınıflandırılır. Vücutlarında kemik yada kıkırdaktan yapılmış bir omurga bulunan hayvanlar omurgalı hayvanlardır. Omurgasız hayvanlarda kemik yada kıkırdaktan oluşan omurga yoktur.

OMURGALI HAYVANLARI SINIFLANDIRALIM:
Omurgalı hayvanlar ;
A-Memeliler
B-Kuşlar
C-Sürüngenler
D-Kurbağalar
E-Balıklar
Olmak üzere beş gruba ayrılırlar.

MEMELİ HAYVANLAR:
Yavrularını doğurarak dünyaya getiren ve onlara sütleri ile besleyen hayvanlar memeli hayvanlardır.

KUŞLAR:
Kuşların vücutları tüylerle örtülüdür ve kanatları vardır.Değişik özellikte çok sayıda kuş vardır.Bazıları aşağıda görülüyor.

BALIKLAR:
Balıkların vücudu pullarla örtülüdür. Solungaçları ile solunum yaparlar. Yumurta ile ürerler. Çok çeşitleri vardır.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Avni GÖKÇÜL

Sunuda geçen diğer konular: OMURGASIZ HAYVANLAR sunum , MANTARLARI TANIYALIM slayt , KÜLTÜR MANTARLARI ppt , ZEHİRLİ MANTARLAR , KÜF MANTARLARI , MAYA MANTARLARI , MİKROSKOBİK CANLILAR , MİKROSKOBİK CANLILARDAN KORUNMA , YAŞADIĞIMIZ ÇEVRE , DOĞAL ÇEVRE , BESİN ZİNCİRİ , İNSANIN ÇEVREYE ETKİSİ

--> BİYOLOJİ SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Canlılar ve Hayat Adlı Sunumu İndir