Sayfalar

28 Şubat 2012 Salı

Anlatım Bozukluğu Slayt

ANLATIM BOZUKLUĞU

Sunu Metni;

ANLATIM  BOZUKLUĞU

İnsanların  anlaşma  aracı  dildir. Anlaşmanın  sağlam  olması  için  dilin  kurallarına  güre  kullanılması  gerekir. Kullandığımız  cümleler , anlam  yönünden  açık  ve  duru, dil  bilgisi  kurallarına  uygun , anlatım  yönünden  yalın  noktalama  yönünden  eksiksiz  olmalıdır.

EN  ÇOK  KARŞILAŞILAN  ANLATIM  BOZUKLUKLARI :

1-Cümlede  Gereksiz  Sözcüklerin  Kullanılması
2-Eklerin  Yanlış  Kullanımı
3- Özne-Yüklem  Uyumsuzluğundan  Kaynaklanan  Anlatım  Bozuklukları 
4- Anlamca  Çelişen  Sözcükler
5- Yanlış  Anlamda  Kullanılan  Sözcükler
6- Deyimlerin  Yanlış  Kullanılması
7 - Öğe    Eksikliği 

1-Cümlede  Gereksiz  Sözcüklerin  Kullanılması :
    Bir  cümleden  bir  sözcüğü  çıkarttığımızda  cümlenin  anlamında  daralma  olmuyorsa  bu  sözcük, bu  cümle  için  gereksizdir.

“Eşyalarımızı   gizlice   çalmışlar.”
gereksizdir.
 “çalma” eylemi 
gizli  yapıldığından
  bu  sözcük  anlatımı
 bozar.
“Askerdeki  ağabeyimle  karşılıklı  mektuplaşıyoruz.”
Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.
Mektuplaşma  karşılıklı
yapılan  bir  eylemdir.
Gereksizdir.
Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.
Hangi  cümlede altı  çizili  sözcüğe  gerek  y o k t u r?

A- Dağcıyı  bulduğumuzda  soğuktan    
    donmak  üzereydi.  

B- Ona  nerede  rastlasam  bana  gülümserdi.

C- Şaka  bile  çocuğu  sinirlendirmeye  
    yetiyordu. 

D- Hasta  kadın, sedyede  kendini  kaybetti.
cümlenin
anlamına
katkıda
bulun-
muyor!

2-Eklerin  Yanlış  Kullanımı :
Çekim  eklerinin  birbiriyle  karıştırılması, yerinde  kullanılmaması, gereksiz  kullanılması  ya  da  hiç  kullanılmaması  anlatım  bozukluğuna  yol  açar.
“Birçok  insanlar, depremde  sıkıntı  yaşadı.”
“-lar” eki 
gereksizdir. 
Çünkü “birçok”  sözcüğü  de 
çoğul anlam  taşımaktadır.
 Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.
Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde  “ –ler , -lar ” eki  gereksiz  kullanılmıştır ?
başarısıyla
Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme
 girmemizdir.
girmektir

A- Elbiseler , bedenime  dar  geliyordu.          
B- Felaketzedeler , çadırlara  yerleşti.
C- Çocuklar , yurtlara  yerleştirildi.               
D- Olay  yerine  herkesler  koşmuştu.
3- Özne-Yüklem  Uyumsuzluğundan  Kaynaklanan  Anlatım  Bozuklukları  :
Özne – yüklem  uygunluğunun  bulunmadığı  cümleler  anlatım  bakımından  bozuk  sayılır.
?Organ  adları  çoğul  ve  özne  görevinde  ise , yüklemi  tekil  olmalıdır.
Kulaklarım  ağır  işitiyorlar.

?Zaman  adları  çoğul  ve  özne  görevinde  ise, yüklem  tekil  olmalıdır.
Mevsimler  , her  geçen  gün  değişiyorlar.
?Soyut  kavramlar  çoğul  ve  özne  görevinde  ise , yüklem  tekil  olmalıdır.
?Topluluk  adları  “-ler”  ekiyle  çoğullanmadan  özne  olursa  yüklem  tekil  olmalıdır.
Düşüncelerim  beni  rahat  bırakmıyorlar.
Halk , geniş  bir  meydanda  toplanmıştılar.
?Özne  ikinci  ve  üçüncü  kişiden  oluşuyorsa , yüklem  ikinci  çoğul  kişiyle  çekimlenmelidir.
Annemle  sen , çarşıya  gideceksiniz.
Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde , özne  -  yüklem  uygunluğu  yoktur ?
        A- Duygularım  beni  asla  terketmez.          
  B- Ahmet’le  ben  bu  işi  çözeriz.
       C- Çarşıya  sen  ve  o  birlikte  gittik.           
D- Günler , bir  türlü  geçmiyor.
4- Anlamca  Çelişen  Sözcükler :
Bir  cümlede  anlamca  çelişen (uygun  düşmeyen) sözcüklerin  bulunması  anlatım  bozukluğuna  yol  açar.
 Sanıyorum  bu  sözler, babamın  kulağına  gitti.
“olasılık”  bildiren   “sanıyorum”  sözcüğü  ile  “kesinlik”  bildiren    “gitti”  sözcüğü  çelişmektedir.

Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde  anlamca  çelişen  sözcüklere  yer  verildiği  için  anlatım  bozukluğu  vardır ?
A- Annem , İstanbul’dan  bugün  gelebilir.       
B- Dayımlar , bize  yarın  geleceklermiş.
C- Arkadaşlarım , beni  de  davet  ettiler.         
D- Bu  düğüne , kesinlikle  onun  da  geleceğini  sanıyorum.

5- Yanlış  Anlamda  Kullanılan  Sözcükler :
   Dilimizdeki  birçok  sözcüğün  birden  çok  anlamı  vardır.  Anlam  özelliklerini  dikkate  almadan  sözcükleri  kullanmak  anlatım  bozukluğuna  yol  açar.
Öğretmen , benim  sınıfta  kalmamı  sağladı.  
   “ sağlamak ”  sözcüğü  olumlu  durumlar  için  kullanılır. Halbuki, “sınıfta  kalmak”  olumsuzluk  anlatır.  Bu  nedenle  “sağladı”  sözcüğü  yerine  “neden  oldu”  sözcüğünün  kullanılması  gerekir.
Küçük kızın saçları hayli büyümüş.
Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir?
 Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.
uzamış
olasılığı
karşıladı
Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde  anlatım  bozukluğu  vardır ?
A- Bahçeye  pek  çok  fidan  ekmişler.           
B- Orman , erozyonu  önler.
C- Arkadaşının  elini  sıkıp  kutladı.              
D- Evimize  tekrar  geleceğini  söyledi.

6-      Deyimlerin  Yanlış  Kullanılması  :
    Deyimler , kalıplaşmış  sözlerdir. Hiçbir  sözcüğü  değiştirilemez. Değiştirildiğinde  anlatım  yanlışı  ortaya  çıkar.
“Onun  bu  sorumsuz  davranışları  başımıza  kazak  örecek.” 
çorap  örecek
“Onun  bize  yaptığı  iyiliklere  hep  göz  yumduk.” 
GÖZ YUMMAK :kusurlarını  hoş  karşılamak, görmezlikten  gelmek.Cümlede  “kusur”  yok, bir  kişinin  iyilikleri  var.
Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde  deyim  yerinde  kullanılmamıştır ?
A- Bu  iyi  haberle  kalbime  su  serptin.             B- O  sorunu  çözmek  için  sen  de  az   
     kafa  patlatmadın.
C- Ödevini  yapmak  için  ipe  un  seriyor.        D- Şu  anda  başım  kalabalık  sonra   
     geliniz.


7 - Öğe    Eksikliği  :
Cümlede  kullanılması  gereken  bir  öğenin  bulunmaması, anlatım  bozukluğuna  yol  açar.
“ Ben  Alper’e  inanır  ve    severim.”  
onu
“ Evimiz  küçük , bahçesi  de  güzel  değildi.” 

“Duvarları kirletmek,  yazı yazmak kesinlikle yasaktır.” 
duvarlara
Aşağıdaki  cümlelerin  hangisinde  anlatım  bozukluğu   yoktur?
A- Oğlunu  çok  seviyor , sürekli  gidiyordu.       B- Biz  çalışacak ,siz  gezeceksiniz  öyle  mi?
C- Bu  yıl  da  yine  sınıfta  kalır.                        D- Okumak  için  zaman  zaman     
      kütüphaneye  gider.
ona

ÖRNEK  SORULAR
1-Aşağıdakilerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A)Kır evimizde,sabahları kuş sesiyle uyanırdım.
B)Onun söylediklerine katılıyor ve takdir ediyorum
C)Bir saattir burada bekliyorum,kimse gelmedi
D)Burada hiçbir şey bulamazsınız.
2-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
 A)Bahçedeki gülleri toplayarak vazolara yerleştirildi.
 B)Öğrenciler,sınıflara sırayla alındı ve uygun yerlere oturtuldu.
 C)Kazancımın bir kısmını biriktirerek ona güzel bir hediye aldım.
 D)Köyün girişinde geniş bir meydan vardı;bayramlaşma burada yapılırdı. 
3-”Elbisenin kesimi iyi;ama kumaşı pek kaliteli değildi.”cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilir?
 A)”Kumaşı”sözcüğünden önce “elbisenin” sözcüğü getirilerek.
 B)”Kaliteli” yerine “nitelikli” sözcüğü getirilerek.
 C)”İyi” sözcüğü yerine “iyiydi” sözcüğü getirilerek.
 D)”Ama” sözcüğü atılarak.
4-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
 A)Düşünceleri beni etkilediler.
 B)Birçok yerlerde su yetişmez.
 C)Eti çok sebzeyi sevmiyorum.
 D)Çalışmaları ile göz doldurdu.
6-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
 A)Akşama kadar fazla oturduk.
 B)Havuzda çok fazla kaldı.
 C)Yemeğin suyu fazla geldi.
 D)Kasadaki para fazla çıktı.
6-”Para kazanmak için gençliğini harcadı ifadesinden sonra aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun değildir?
 A)Fakat umduğunu bulamadı.
 B)Lakin tembelliğinin cezasını çekti.
 C)Ama sonunda zengin oldu.
 D)Şimdi rahat etmek onun hakkıdır.
7-”Kasadaki adam,bir yandan,para,bir yandan da paket yapıyordu.”cümlesindeki anlam bozukluğunu gidermek için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
 A)”Para” kelimesinden sonra “alıyor” kelimesi getirilmelidir.
 B)”Paket” ve “para” kelimeleri yer değiştirmelidir.
 C) “De” bağlacı, “adam” kelimesinden sonra kullanılmalıdır.
 D)Cümlenin öznesi çoğul hale getirilmelidir.
8-”Ben güzel konuşmayı huy edindim ve bundan da zarar görmedim.”cümlesinden aşağıdakilerin hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?
 A)Ben.
 B)Güzel.
 C)Konuşmayı.
 D)Huy.
9-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül(,) kaldırıldığında anlamca değişiklik olmaz?
 A)O,evde yalnız başına yaşıyordu.
 B)O,bu yöreyi çok iyi bilirdi.
 C)Yaşlı,kadına adresi tarif etmeye çalışıyordu.
 D)O,güzel günlerine tekrar dönebilse.
10-Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama eksikliğinden dolayı anlam karmaşası vardır?
 A)Çocuk ders çalışıyor.
 B)Çocuk odasını düzeltti.
 C)Çocuğa kardeşini sorsana.
 D)Çocuklar erkenden okula gitti.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: cümlede anlam ve anlatım bozuklukları sunum , ppt , slayt

--> TÜRKÇE VE DİL BİLGİSİ SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Anlatım Bozuklukları Adlı Sunumu İndir

20 Şubat 2012 Pazartesi

Zaman Yönetimi Slayt

Zaman Yönetimi

Sunudan kısa bir kesit;

Yöneticilerin zamanlarını etkin biçimde kullanmalarını sağlayarak  verimliliklerini arttırmak.  
Zaman, arka arkaya dizilmiş olayların ve olguların algılanmasıdır. Zaman, olayları ölçebildiğimiz bir  süreçtir. Eğer olaylar ve olgular olmasaydı, zamanı ne algılayabilirdik, ne de  ölçebilirdik. Zaman hayattır.Geri döndürülemez.Ve hiçbir şey onun yerini tutamaz. Zamanımızı harcamak hayatımızı harcamaktır. Zamanımızı iyi kullanabilmek hayatımızı iyi kullanıp hep iyi sonuçlar almak demektir.

Zamanımızı nasıl değerlendirebileceğimize ilişkin doğru kararlar vermek, etrafta bulunan herhangi işi
verimli şekilde yapmaktan daha önemlidir.Verimlilik yerine göre iyidir. Başarılı insanın bizden daha
fazla zamanı yoktur, bunlar zamanı etkili kullananlardır.

Bütün diğer kaynaklar gibi, zamanda kullanılabilir bir özelliktir ve ondan yararlanılabilir.
Zamanın tümünü birden kullanmaya ilişkin olanlara karşı elinde yeterince olduğunu bilerek onu azar azar harcamayı bilenlerin daha ender oluşu, zaman kavramının bir çelişkisidir.
Zaman yenilenmesi mümkün olmayan bütün kaynakların en değerli olanıdır. Zaman diğer kaynaklardan farklı olarak ; alınıp satılamaz, biriktirilemez, başkasından aktarılamaz, depolanamaz, üretilemez, çoğaltılamaz ve değiştirilemez. Ancak zaman tasarruflu kullanılabilir.

İyi yetişmiş, yetkin, liderlik özelliklerine sahip yöneticiler, zamana hükmetme konusunda üst
düzeyde yeterlilikleri olan kişilerdir. Zamana hükmetmek, zamanı kontrol altına almak, zamanı
yönetmek demektir. Zamanı yönetmek olayları ve olguları önceliklerine göre sıraya koyabilmektir
Yetkin yönetici, düşünce modelini yukarıdaki dizinde  beşinciden başlatıp olayları ve olguları kontrol
etmeye yönelen yöneticidir.

Hızla geçip giden bir yüzyılda yaşıyoruz. Geçtiğimiz 20. Yüzyılda bilimdeki ve teknolojideki hızlı değişmeye adapte olmak için bizlerde aynı gelişim trendini göstermek zorundayız. Bu nedenle bizlerde bu gelişime
adapte mi olmalıyız , yoksa bu gelişimi bizler mi başlatmalıyız? Eğer geleceğe ilişkin bir imza atmak istiyorsak, bu gelişimi bizler başlatmalıyız. Gelişimi başlatmak için de öncelikle geleceği görmeli ve geleceği planlamalıyız. Bunun için de içinde yaşadığımız şu anki zamanı yönetmeliyiz.

Zaman kültürel ve psikolojik boyutları olan bir kavramdır. Eğer bir çalışma sırasında kendinizi
doğrudan konuya verebilmişseniz, huzurlu bir ortamda severek ve isteyerek çalışıyorsanız, zaman
göreceli olarak çabuk geçer. Buna karşılık okulda yada evde kaygılı bir bekleyiş içinde olduğunuzda
zaman duygusal olarak uzaklaşır.

Geleneksel anlatımı ile “bir türlü geçmek bilmez.” Eğer bir hafta size çok çabuk geçti gibi geliyorsa,
okul yöneticiliğine çabuk ısındınız, işiniziz seviyorsunuz demektir.
>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: zaman yönetimi sunum , ppt , slayt

--> İŞ HAYATI SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Zaman Yönetimi Adlı Sunumu İndir

4 Ocak 2011 Salı

Dünyamız ve Uzay slayt, ppt, sunum

Dünyamız ve Uzay Slayt Şov

Sunudan kısa bir kesit;

Gökyüzünde Gördüklerimiz
Dünya’mız
Yeryüzü

Gökyüzünde Gördüklerimiz:
Gökyüzü bazen bulutlu, bazen de bulutsuzdur. Bulutsuz günlerde gökyüzüne baktığımızda güneşi görürüz. Güneş’in şekli yuvarlaktır. Güneş’e çıplak gözle bakamayız. Güneş ışığı parlak olduğundan yıldızları görmemizi engeller.

Bulutsuz gecelerde gökyüzüne baktığımızda Ay ve yıldızları görürüz, Ay’ın şekli yuvarlaktır. Ay ve Güneş’in şekli birbirine benzer. Ay’ın şekli her zaman yuvarlak görünmez.

Güneş:
Güneş yuvarlaktır; Parlak, büyük, beyaz bir topa benzer.
Isı ve ışık kaynağıdır.
Canlılara hayat verir.
Dünya’ya en yakın yıldızdır.
Dünya’mızdan çok büyüktür.
Dünya’mıza çok uzak olduğundan küçük gibi görünür.
Dünya’ya ortalama 150 milyon kilometre, uzaklıktadır.
Güneş sisteminin merkezinde yer alır.

Güneş’e;
Çıplak gözle bakılamaz,
Koyu renk gözlük ya da isli cam ile bakmak gerekir.

Güneş;
Sabahları doğu ufkundan doğar,
Akşamları batı ufkundan batar.

Güneş ışınları;
Sabahleyin ve akşam üzeri eğik geldiğinden az ısıtıcıdır.
Öğle vakti dik geldiğinden çok ısıtır.

Güneş’in rengi;
Doğarken açık sarı,
Öğle saatlerinde altın renkli ve çok parfak,
Batarken kırmızıya yakındır.

Güneş Işınlarının Yararları:
Canlıların yaşamasını sağlar.
Mikropları öldürür.
Bulaşıcı hastalıkIara karşı direnci artırır.
Sebze ve meyveleri geliştirip, olgunlaştırır.
Kemiklerimizin gelişmesini sağlar.

Güneş Işınlarının Zararları:
Güneş çarpması,
Güneş yanıklarıdır.
Bu nedenle,yazın öğle saatlerinde.
güneşli yerlerde, plajlarda fazla kalınmamalıdır.

Ay:
Dünya’nın uydusudur.
Dünya gibi küresel biçimdedir.
Dünya’nın etrafında döner ve bir dönüşünü 29,5 günde tamamlar.
Kendi ışığı yoktur.
Güneş’ten aldığı ışığı yansıtarak geceleri Dünya’yı aydınlatır.
Ay’ın bize görünen tarafı, Güneş’ in aydınlattığı tarafıdır.

Ay’da hava ve su yoktur. Bu nedenIe;
Ay’da;
Canlılar yaşayamaz,
Rüzgâr ve yağış gibi atmosfer olayları oluşmaz.

Ay’ın Evreleri:
Ay, Dünya’mızla birlikte dönerken, Güneş’ten aldığı ışığa göre görünüşü değişir. Bunlara ayın evreleri denir. .
Bunlar sırasıyla;
Yeni ay,
Birinci dördün,
Dolunay,
İkinci dördün, adların alır.

Dünya’nın Hareketleri:
Dünya’mızın iki türlü hareketi vardır.
1.Kendi ekseni etrafında dönme,
2.Güneş etrafında dönmedir.
Kendi etrafında dönmesini bir günde tamamlar. Bir gün gece ve gündüzden oluşur.
Dünya’nın Güneş etrafında dönmesinden mevsimler oluşur. Bu dönüşünü 365 gün 6 saatte (bir yıl) tamamlar.

Mevsimler:
Dünya’mızın Güneş’e olan uzaklığı her zaman aynı değildir.Dünya’mız Güneş etrafında dönerken bazen Güneş’e yaklaşır.Bazen uzaklaşır.Bu yüzden mevsimler oluşur.Bir yılda dört mevsim vardır.Bunlar:
İlkbahar.
Yaz.
Sonbahar.
Kıştır.

SONBAHAR:
Eylül
Ekim
Kasım

KIŞ:
Aralık
Ocak
Şubat

İLKBAHAR:
Mart
Nisan
Mayıs

YAZ:
Haziran
Temmuz
Ağustos

YERYÜZÜ:
Yeryüzünü karalar ve denizler kaplar.
Dünya’nın;
Yaklaşık dörtte üçünü sular,
Dörtte birini de karalar oluşturur.

KARALAR:
Karalar ,dağlar ve tepelerden oluşur.
Büyük kara parçalarına kıta denir.
Dünyamızda altı kıta vardır.
Asya.
Avrupa.
Afrika.
Amerika.
Okyanusya.
Antartika’dır.

SULAR:
Yeryüzünde sular;
Okyanus.
Deniz.
Göl ve.
Akarsularda bulunur.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: dünyamızın yapısı

--> COĞRAFYA SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Dünyamız ve Uzay Adlı Sunumu İndir

iklimler slayt, sunum, ppt

İklimler Slayt Şov

Sunudan kısa bir kesit;

İKLİM
Tanım: Atmosfer olaylarının uzun yıllar gösterdiği ortalama duruma (en az 40-50 yıl) iklim denir.
Not: Ekvatoral ve kutup kuşağı hariç diğer yerlerde hava durumuna bakarak iklim hakkında tahmin yürütülemez.
İKLİM VE HAVA DURUMUNUN KARŞILAŞTIRILMASI
1. İkim geniş sahaları kapsar, hava durumu dar sahaları kapsar.
2. İklim uzun süreli atmosfer olaylarını, hava durumu kısa süreli hava olaylarını inceler.
3. İklimde değişkenlik az hava durumunda fazladır.
4. İklimde kurak, yağışlı, soğuk,gibi ifadeler, hava durumunda rüzgarlı, güneşli, yağmurlu gibi ifadeler kullanılır
HAVA KÜTLESİ: Sıcaklık ve nem bakımından aynı özelliği gösteren atmosferin geniş parçalarına hava kütlesi denir.
KLİMATOLOJİ: İklimi, iklim karakterlerini ve dağılışını inceleyen bilimdir.
METEOROLOJİ: Hava olaylarının kısa süreli durumunu inceler.
SİNOPTİK HARİTA: Hava durumunu bildiren haritalara denir.

RASAT: Meteoroloji istasyonlarında iklim elemanlarına ait değerlerin aletli ya da aletsiz ölçülerek kayda geçirilmesine gözlem ya da rasat denir. Rasatlar genellikle 7-14-21 saatlerinde yapılır. Rasat için kullanılan aletler:
Termometre: Sıcaklık
Barometre: Basınç
Higrometre: Nem
Eyaporimetre: Buharlaşma
Anenometre: Rüzgar

ATMOSFER: Dünyamızı çepeçevre saran gaz bulutlarına denir. Nefes alınan küre manasına gelir. Atmosfer yerin derinliklerinde çıkan gazların dünyanın etrafında, yerçekiminin etkisiyle tutulması sonucu oluşmuştur. İlk çıkan gaz su buharıdır. Atmosferin şekli dünyanın şekli gibidir.
ATMOSFERİN FAYDALARI
1. Hayat için gerekli gazları ihtiya eder.
2. İklim olayları meydana gelir.
3. Güneşten gelen ve canlılar için zararlı olan ışınları süzer.
4. Dünyamızın aşırı ısınmasını ve soğumasını önler.
5. Dünyamızla birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı önler.
6. Meteorların yeryüzüne düşmesini engeller.

7. Güneş ışınlarının dağılmasını sağlayarak, gölgede kalan yerlerin de aydınlanmasına vesile olur.
8. Sesi, ışığı ve sıcaklığı iletir.
9. Rüzgar sayesinde gündüz olan yerlerin aşırı sıcak, gece olan yerlerin aşırı soğuk olmasını engeller.

ATMOSFERİN KATLARI
1. TROPOSFER: En alt kattır. Kalınlığı ekvatorda 17-18 km, kutuplarda 8-10 km’dir.
Sebep ekvatorda alçak basınç ve yerçekiminin azlığı, kutuplarda ise yüksek basınç ve yer çekiminin fazla oluşudur. En önemlisi de iklim olayları burada oluşur. Troposfer de buluna gazlar:
a) Miktarı değişmeyen gazlar:%78 Azot %21 Oksijen %1 Diğer Gazlar
b) Miktarı değişen gazlar:Su Buharı ve CO
c)Her yerde bulunmayan gazlar:Ozon.
Su Buharı;
a) İklimin oluşmasını ve yağısı sağlar.
b) Sıcaklığı tutar ve uzaya kaçmasını engeller.
c)Boğazımızın ve derimizin kurumasını engeller.
d)Bakterilerin yaşamasını sağlar.

Karbondioksit;
a) Isıyı emme ve saklama yeteneğine sahiptir.
b) Azaldığında buzul çağı yaşanmış arttığında Karbon devri yaşanmıştır.
Not: Troposferde yukarılara çıkıldıkça sıcaklık her 200metrede 1 ºC azalır.aşağılara inildikçe de artar.
2. STRATOSFER
a) Troposferin üstünde 17-30 km’ler arasındaki tabakadır.
b) İklim olayları görülmez.
c) Sıcaklık değişimi azdır. Yerçekimi azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybederler.
3. MEZOSFER
Kalınlığı 30-80km arasındadır. Ayrıca Şemosfer de denir. İki katmana ayrılır.
a) Ozonosfer: Bu tabakada ozon gazı bulunur.
Ozon:Oksijen gazının güneş ışınları tarafından parçalanmasıyla oluşur. Fırtınalı havalarda ozon gazı artar. Güneşten gelen zararlı ışınları süzer.
1) Canlıların koruyucu katıdır.
2) Sıcaklık -50 dereceye kadar düşer.
b) Kemosfer:
1) Az miktarda zararlı ışınların tutulması burada görülür.
2) Güneşten gelen bazı ışınları atmosfere yansıtır.
4. İYONOSFER
80-100 km arasındadır.bu tabakada gazlar iyonlarına ayrıldığı için iyonlar arasında elektron alışverişi fazladır. Bunun için haberleşme sinyalleri ve radyo dalgaları buradan yansır.
5. EKZOSFER
Gazlar son derece seyrek olduğu için dış sınırı
kesin olarak tespit edilemeyen bu tabakada
Yoğun röntgen ışınları vardır.

İKLİM ELEMANLARI
Atmosfer olaylarından sıcaklık, basınç, rüzgar, nem, yağış, bulutluluk gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. İklim elemanlarından sadece birinin bilinmesi ile bir bölgenin iklimi hakkında fikir yürütülemez.
I. SICAKLIK
Yeryüzünün güneşten aldığı isi oranına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür.
ISI: Isı bir enerji birimidir. Kalori ile ölçülür.
Sıcaklık diğer elemanların içinde en önemlisidir. Çünkü diğer iklim elemanları hava olayları sıcaklığın kontrolü altındadır. Dünyanın tek enerji kaynağı güneştir. Bunda dolayı dünyanın ısınmasında güneş radyasyonunun etkisi büyüktür. Atmosfer yerden yansıyan ışınlarla ısınır. Bundan dolayı atmosferin alt katları saha sıcaktır.
SICAKLIK DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
1. GÜNEŞ IŞINLARININ GELIŞ AÇISI: Bir yerin güneşten aldığı enerji miktarı güneş ışınlarının düşme açısına bağlıdır. Güneş ışınları ne kadar dik ise:
a. Isınma o kadar fazla
b. Aydınlatma az
c. Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol az
d. Güneş ışınlarının atmosferde tutulma oranı az
e. Güneş ışınlarının atmosferde yansıması az

Not: Güneş ışınlarının geliş açısı ne kadar eğik
ise,tam tersi olur. Güneş ışınlarının geliş açısı
çeşitli faktörlerin etkisindedir.
A. ENLEM
Güneş ışınları dünyanın şeklinden dolayı ekvator
ve çevresine dik açı ile gelirken, kutuplara doğru
gittikçe eğik açı ile gelir. Bunun sonucunda:
a. Sıcaklık ekvatordan kutuplara gidildikçe azalır. Bu duruma enlem-sıcaklık ilişkisi denir. Karadeniz kıyılarının Akdeniz kıyılarından soğuk olması örnektir.
b. Ekvatora yakın yerler daha sıcak kutuplar ve çevresine yakın yerler daha soğuktur.
c. Ekvator yönünden gelen rüzgarlar ve okyanus akıntıları gittikleri yerin Sıcaklığını artırır. Kutuplar ve çevresinden gelenler ise sıcaklığı düşürürler.
Not: Fakat dünya üzerinde her yerde enlem-sıcaklık ilişkisi düzenli değildir. Bu düzenliliği bozan faktörler şunlardır.
Okyanus akıntıları, yükselti, bakı, denizellik, karasallık, rüzgarlar gibi. Ege ve Doğu Anadolu iklimleri gibi. Aynı enlemde olmalarına rağmen sıcaklıkları farklıdır.
B. MEVSİMLER
Dünyanın ekseninin eğikliği ve yıllık hareketi sonucu güneş ışınlarının geliş açısının değişmesi sonucu mevsimler meydana gelir. Buna bağlı olarak güneş ışınları yazın dik kışın eğik açıyla gelir. Sonuçta yazın sıcaklık fazla kışın az olur.

C. GÜNÜN SAATİNE GÖRE:
Güneş ışınları sabah ve akşam eğik açıyla gelirken öğleyin dik ve dike yakın açılarla gelir. Herhangi bir merkezde günün en sıcak vakti öğleyin 12-14 arası, en soğuk vakti ise güneş dogmadan önceki vakittir. Çünkü dünya gece boyunca isi kaybetmiştir.
D. EĞİM VE BAKIYA GÖRE: Eğimin fazla olduğu yerlere güneş ışınları daha dik geldiği için ısınma daha fazladır.(Vadi meltemleri)
Bakı; bir yerin güneşe dönük olup olmama durumuna denir. Türkiye’de özellikle dağlık alanlarda, dağların güneye bakan yamaçları, kuzeye bakan yamaçlarından daha fazla ısınırlar. Ancak Karadeniz Dağları buna ters düşer. Bu durum bitkilerin dağılışına, yerleşmeye, tarımsal faaliyetlere ve toprak oluşumuna etkiler. K.Y.K’de güneye G.Y.K’de ise kuzeye bakan yamaçlar bakı yönünden şanslıdırlar ve daha fazla ısınırlar.
BAKI YÖNÜNDEN ŞANSLI YERLERDE;
1. Güneş ışınları dik geldiği için sıcaklık daha fazladır.
2. Güneşlenme süresi daha uzundur.
3. Orman yetişme sınırı ve daimi kar sınırı daha yüksekten başlar.
4. Aynı tür bitkilerin olgunlaşma süresi daha kısadır.

2. ATMOSFERİN NEMLİLİĞİ:
Nemin fazla olduğu yerlerde ısıma ve soğuma frenlenir. Dolayısıyla günlük ve mevsimlik sıcaklık farkı az olur. Nemin az olduğu yerlerde ise tersi olur. Bunu ekvatoral iklim ile karasal iklimi karşılaştırırsak rahat görürüz. Mesela; sıcaklık farkının en az olduğu yer ekvatoral bölgedir. En fazla olduğu yer ise karasal iklimdir. Bunun sebebi nemdir. Yine nemin etkisiyle ortaya çıkan bulutluluk günlük ısıma ve soğuma üzerinde etkilidir. Kışın havanın bulutlu olduğu günlerde hava ılık bulutsuz olduğu günlerde ise daha soğuk geçer.
3. YÜKSELTİ:
Dünya üzerinde sıcaklık her yerde yukarılara çıkıldıkça her 200 metrede 1ºC azalır aşağıya inildikçe ise sıcaklık 1ºC artar. Bunun iki sebebi vardır:
a) Troposferin yerden geriye yansıyan ışınlarla ısınması.
b) Havayı tutan nemin aşağılarda bulunması.
Not: Bir yerin bulunduğu yükselti iklimine etki eder.
1) Aynı enlem üzerinde yükseltisi fazla olan yerler diğerine nazaran daha soğuktur. Örnek İç Anadolu ve Doğu Anadolu.
2) Yükseklere çıkıldıkça nem azaldığından hava çabuk ısınır çabuk soğur.
3) Sıcaklığın dünya üzerinde ekvatordan kutuplara doğru; düzenli bir şekilde azalmasını ya da kutuplardan ekvatora doğru düzenli artmasını engelleyen en önemli faktör yükseltidir.
4) Dünya üzerinde yükseltinin etkisi kaldırıldığında sıcaklık düzenli dağılır. Türkiye’de yükseltinin etkisi kaldırılırsa, sıcaklık Akdeniz’den Karadeniz’e düzenli azalır.
YÜKSELTİNİN SICAKLIK ÜZERİNDE ETKİSİNE öRNEKLER:
1) Yükseltiden dolayı sıcaklık azaldığı için tarım ürünlerinin olgunlaşması gecikir. Örneğin: buğday en geç Doğu Anadolu’da olgunlaşır.
2) Bir dağ yamacı boyunca yükselen hava kütlesi soğur ve yağış bırakır.
3) Yükseldikçe sıcaklığın azalmasına bağlı olarak; bitki örtüsü, geniş yapraklı orman, karışık orman, iğne yapraklı orman ve dağ çayırları şeklinde sıralanır.
4. KARA VE DENİZLERİN ISINMA ÖZELLİĞİ:
Kara ve denizler aynı oranda ısınıp aynı oranda soğumazlar. Karalar denizlere oranla daha çabuk ve daha fazla ısınırlar. Denizler ise daha az ve daha geç ısınırlar. Bunun iki sebebi vardır:
a) Toprağın ve suyun ısınma ısılarının farklı oluşu.
b) Denizlerde suyun hareketliliğine bağlı olarak ısının daha derinlere taşınabilmesi.
Karalarda sıcaklık yazın fazla yükselir kışın da fazla düşer. Deniz etkisinde olan yerlerde ise fazla değişmez. Bu yüzden de deniz etkisinde olan yerlerde günlük ve yıllık sıcaklık farkı az deniz etkisinden uzak olan yerlerde ise (karalarda) fazladır.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Konuyla ilgili aramalar: Yeryüzünde iklimler slayt , yeryüzünde sıcaklığın dağılışı , SICAK SU AKINTILARI , SOĞUK SU AKINTILARI , İZOTERM EĞRİLERİ , GERÇEK İZOTERM EĞRİLERİ , İNDİRGENMİŞ İZOTERM EĞRİLERİ , BASINÇ ve RÜZGARLAR , SICAKLIK , MEVSİM , YOĞUNLUK , BASINCIN YERYÜZÜNDEKİ DAĞILIŞI , TÜRKİYE'NİN İKLİMİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOTLAR , TÜRKİYE'DE GÖRÜLEN İKLİMLER , AKDENİZ İKLİMİ , EGE İKLİMİ , MARMARA BÖLGESİ , KARASAL İKLİM , iklimi belirleyen faktörler , KUTUP İKLİMİ , SOĞUK KUŞAK İKLİMLERİ , TUNDRA İKLİMLERİ , ÇÖL İKLİMİ , EKVATORAL İKLİM , EN YAĞIŞLI YERLER , EN AZ YAĞIŞ ALAN YERLER , YAĞIŞIN OLUŞUM ŞEKİLLERİ , NİMBÜS , YAĞIŞ TÜRLERİ , ÇİĞ , KAR , YAĞMUR , KIRAĞI , KIRÇ , DOLU , KONVEKSİYONEL YAĞIŞLAR , KÜMÜLÜS BULUTLARI , STRATÜS , RÜZGAR ÇEŞİTLERİ , KUTUP RÜZGARLARI , MEVSİMLİK (DEVİRLİ) RÜZGARLAR

--> COĞRAFYA SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

İklimler Adlı Sunumu İndir

24 Aralık 2010 Cuma

Vitaminler sunum,slayt,ppt

VİTAMİNLER SUNUM (SLAYT)

vitaminler,vitamin nedir,türleri,çeşitleri,nelerde bulunur

Sunudan kısa bir kesit;

VİTAMİNLER: Hücrelerin normal metabolizması için gerekli organik maddelerdir.

Metabolizmadaki olaylarda görev alan enzimlerin önemli bir kısmını meydana getirir.Bu nedenle de
Sağlıklı büyüme ve gelişme için,
Metabolizmadaki olayların düzenli yürüyebilmesi için son derece önemli maddelerdir.

Vitaminler vücut içinde yapılmaz. Daima dışardan hazır olarak besin maddeleriyle birlikte alınırlar.

Vitaminlerin bazıları vücutta depo edilebilir. Özellikle yağda eriyenler,(A,D ve en çok da E vitamini)bazıları ise vücutta hemen hemen hiç depo edilmez.(C vitamini)

Vitaminler yağda ve suda eriyen vitaminler olmak üzere ikiye ayrılır.

Yağda eriyen vitaminler: (A,D,E VE K )
Suda eriyen vitaminler: (B kompleksi,C,H ve P vitaminleri)

Yağda eriyen vitaminler:
1.A vitamininin en önemli görevi karaciğerde görme pigmentlerinin yapısına katılmasıdır.
A vitamini eksikliğinde gece körlüğü,göz küresinde görme bozuklukları görülür.
A vitamini balık yağı,tereyağı,yumurta sarısı,süt,peynir ve havuçta bulunur.

2.D vitamini gereksiniminden az alındığında vücuttaki CA-P dengesi bozulacağından kemiklerde ve dişlerde yumuşama meydana gelir.Raşitizm bunun en görülür belirtisidir ve özellikle çocuklarda görülür.
D vitamini en çok balık yağı olmak üzere karaciğer,yumurta ve peynirde bulunur.

3.E vitamini döllenmenin ve plasentanın oluşmasında,testislerin ve yumurtalıkların gelişmesinde önemli rol oynar,kısırlığı önler.
E vitamini yeşil sebze, et,karaciğer ve en çok bitkisel yağlarda bulunur.

4.K vitamini kanın pıhtılaşmasında rol oynayan protrombinin karaciğerde oluşmasını sağlar.
K vitamini eksikliğinde kan pıhtılaşmasında gecikme veya hiç pıhtılaşmama görülür.
K vitamini yeşil bitkiler,bitkisel yağlar,,karaciğer ve yumurtada bulunur.

Suda Eriyen Vitaminler:
1.Büyük bir kısmını B kompleksleri meydana getirir.(B1,B2,B5,B6,B12)
Sinir ve kasların normal gelişme ve çalışmasını,al ve akyuvarların oluşunu sağlar.Kansızlığı önler.
Tahılların kabuklarında,mayalarda(bira mayası)taze sebze ve meyvede,taze et,süt,yumurta ve karaciğerde bulunur.

2.C vitamini bağ dokusunun oluşması için gereklidir.Yetersizliğinde kılcal kan damarları zayıflar,diş etlerinde çekilme,iltihaplanma şeklinde görülen skorbüt hastalığı kendini gösterir. C vitamini Vücudu enfeksiyonlara karşı korur.Yeşil sebze ve meyvelerde bulunur.

Vitaminler vücudu hastalıklardan koruyan,direnci artıran,taze meyve,sebze ve diğer besinlerde bulunan maddelerdir.Bitkisel besinler en iyi vitamin kaynağıdır.
Vitaminler ısı,ışık, oksijen etkisiyle bozulabilir.Bu nedenle sebze ve meyveler taze tüketilmelidir.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: Bilinmiyor

Sunuda geçen diğer konular: a vitamini , b vitamini , c vitamini , nelerde bulunur , nerelerde bulunur

--> BİYOLOJİ SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Vitaminler Adlı Sunumu İndir