Sayfalar

1 Aralık 2010 Çarşamba

Osmanlı'da Askeri Eğitimde Batılılaşma

OSMANLI’DA ASKERİ EĞİTİMDE BATILILAŞMA

Sunudan kısa bir kesit;

Gerileme döneminde kaybedilen savaşlarla direk Avrupa’nın gücünü gören ve Avrupa karşısında yenilgiyi temelde askeri alanda alınan başarısızlıklara bağlayan Osmanlı’da batılılaşma çalışmaları askeri alanda yapılan ıslahatlarla başlar.   18. yy a kadar yapılan ilk dönem ıslahatlarının belirgin özelliği dış baskılardan bağımsız olarak devletin gerilemeye çözüm bulma amacıyla kendisinin yaptığı çalışmalardan oluşmasıdır.   III. Selim’e kadar IV. Murat, III. Ahmet, III. Mustafa (1757-1773) I. Abdulhamid (1774-1789) devlet yapısında askeri yapıyı temel olarak bir takım yenilikler yapmaya çalışmışlardır.  

Osmanlı Batılılaşması, varlığını sürdürmeye dönük savunmacı bir Batılılaşmadır. Osmanlı Devleti'nin Osmanlı Devleti'nde özellikle 18. yüzyılda başlayan Batılılaşma ile, sivil ve askerî alanda birçok Batılı uzman gelmiş bu uzmanların raporlarından ya da öğretmenliğinden yararlanma yoluna gidilmiştir.

Lale Devri, 18.yy'ın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğu'nda, Avrupa ile başlayan kültür etkileşiminin gerçekleştiği ve yenileşme hareketlerine girişildiği bir dönemdir. Yenilgiler, Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezi yapısını etkilediği gibi, sosyal ve ekonomik yapısını da etkiledi. Bunlara bağlı olarak ülkede isyanlar başladı. Devleti eski gücüne kavuşturmak için başta sultanlar olmak üzere, birçok devlet adamı çare arayışlarına gitti.

Barışın getirdiği dönemde Macar yöneticileri Tökeli ve Ferench Rakocayi ve adamlarının yıllarca Osmanlı’da kalımlarıyla askeri alanda ıslahatlar yapıldı.     Bunun için Avrupa’ya elçiler yollanmaya başlamıştır, artık Osmanlı Batı’dan üstün olduğunu savunmuyor hatta kendisini yenen Avrupa’nın yapısını merak edip hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordu.

Bu dönemde bir yenilik de Osmanlı’da topçu sınıfının yeniden düzenlenmesinde olmuştur. Comte de Bonneval daha sonra “Humbaracı Ahmet” olacak ve topçuları Avrupa standartlarına sokmak için çalışmalarda bulunacaktır.   Humbaracı Ahmet”ten sonra askeri alanda yapılan yeniliklerde Baron de Tott Osmanlıda tophaneyi yeniden düzenlemiş topçuların batıda olduğu gibi eğitim yapmalarını sağlamıştır.   Lale Devri’nin Patrona Halil isyanıyla bitişiyle daha sonraki dönemde ıslahat çalışmalarına I. Mahmut’ta batıdan danışmanlar getirtmek suretiyle devam etmiştir.   Mühendishane-i Humayun açılmış bu sayede topçu askerleri için bir mühendis okulu (Henedesehane) kurulmuştur.  

Islahat çalışmalarının en kapsamlısı III. Selim döneminde yapılmıştır. Öyle ki bu dönemde yapılan çalışmalara artık genel bir ad verilmiş ve yapılan çalışmalar Nizam-i Cedit hareketi olarak isimlendirilmiştir.  

Nizam-ı Cedit dar ve geniş olmak üzere iki anlamı olan bir kavramdır.   Dar anlamda Avrupa ordularının standartlarına uygun olarak kurulmak istenen eğitimli ordunun adıdır.   Geniş anlamda ise yakın çağ başlarında devletin içerisinde bulunduğu geri kalmışlığa bir çare olmak üzere batı anlamında ileri bir düzen kurmak için mevcut düzende yapılan yenilik hareketlerinin bütünüdür.   Nizam-i Cedit kavramı III. Selim döneminde ortaya çıkmış yeni bir terim değildir. İlk olarak Köprülü Fazıl Mustafa Paşa (1689-1691) devlete fazla gelirlerini için yapılan yeniliğe “Nizam-ı Cedit Tertibi “ denilmiştir.   Daha sonra 1717 de Fransız subay de Fochefort, kaymakam İbrahim Paşaya sunduğu Islahat projesinin tercümesinde yapılacak askeri yeniliğin tanımında Nizam-i Cedit olarak yapılmıştır. 

Nizam-ı Kadime’ye karşı (Eski Düzen) yapılan Islahatlarla batı tarzında bir modern seviye yakalamak için yapılan tüm Islahat faaliyetlerinin genel adı Nizam-ı Cedit, III. Selim dönemi yeniliklerinin genel adı olarak kullanılmaya başlandı.   III. Selim, hükümdarlığı döneminde devletin ileri gelenlerinden istediği lahiyalarla ve sefaretnameler (Ebubekir Ratıp Efendi’nin Sefaretnamesi) tespit edilen aksaklıkları gidermek amacıyla Nizam-i Cedit hareketine girişti.   Lahiyalar 22 kişi tarafından hazırlandı. Bunlarda ikisi yabancıdır. Baron Brenteno Alman subay olup Fransa’dan İstanbul’a yollanmıştır. Raporunda

Sınırların korunmasındaki aksaklıkları     
Top ve Humbara imalathanelerinin ıslahı      
Mevcut askeri yapının disiplinsizliğine değinmiştir.  

Diğer bir yabancı D’Ohsson “Osmanlı İmparatorluğunun Genel Tablosu” adında bir eser hazırlamış olup bu çalışmasında :
Avrupa tarzında talim  
Askerlerin ıslahı    
Askerlikle ilgisi olmayanların ocaklardan uzaklaştırılıp ocaklarda disiplinin sağlanması gerektiğinde vurgulamıştır.  

III. Mustafa (1757-1773) döneminin önemli olayı artık gerilemenin yeniçerideki bozulmadan olduğunun kabulüydü.   Batıdan getirilen uzmanların çalışmalarıyla (bu dönemde özellikle Baron De Tott’un çalışmalarıyla) süratçi topçu sınıfı oluşturulmuş Osmanlı ordusu ilk kez süngü eğitimine başlamıştır.   Mühendishane-i Bahri-i Humayun açıldı.

III. Mustafa’dan sonra başa gelen padişah I. Abdülhamid (1774-1789) kendisinden önceki dönemlerde olduğu gibi dışardan gelen uzmanlar aracılığıyla ıslahat çalışmalarına devam etmiştir.   Özellikle Çeşme’de donanmanın yakılmasından dolayı denizciliğe önem vermiş denizcilik mektebi açmış, Avrupa tarzında gemiler yaptırmıştır.   Yapılan tüm ıslahat çalışmaları yine de Osmanlı yönetim yapısının iyileşmesini sağlayamamıştır. Yapılan her yenilik mevcut yapının devamında çıkarı olan ulema-yeniçeri takımı tarafından engellenmiştir.

>>>Devamı için aşağıdaki adresi kullanarak sunumun tamamını bilgisayarınıza indiriniz.

Yazar: BURCU ÇAPÇI

Sunuda geçen diğer konular: Nizam-ı Cedit Hareketlerinin Askeri Alanda Getirdiği Yenilikler , Humbarahane , Tophane , Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn , Mühendishane-i Berrî-i Hümâyûn , Harp Okulu (Mekteb-i Harbiye)

--> TARİH SUNUMLARI SAYFASINA DÖN <--

Osmanlı'da Askeri Eğitimde Batılılaşma Adlı Sunumu İndir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder